Çarşamba Hangi İlde? Felsefi Bir Sorgulama “Zaman, bir çizgide mi ilerler yoksa dairevi bir hareket mi yapar?” Bu soruyu kendimize sormadan bir günümüz bile geçirebilir miyiz? Zamanın akışını, içindeki bir günü veya haftayı anlamak, aslında hayatın anlamını anlamakla iç içedir. Peki, bir günün ismi, bir haftanın günü, örneğin “Çarşamba,” gerçekten var mıdır? Yoksa yalnızca bir sembol müdür? Ya da zamanın geçtiğini sadece insanlar mı hisseder, yoksa o gerçekten var olan bir gerçeklik midir? Bu yazı, Çarşamba’nın hangi ilde olduğu sorusuna takılmaktan çok, zamanın, mekânın ve gerçekliğin ontolojik, epistemolojik ve etik bağlamda nasıl şekillendiğini sorgulamaya yöneliktir. Ontoloji: Gerçeklik ve Zamanın Yapısı…
Yorum BırakYolculuk ve Keşif Yazılar
Tübitak Bilim Olimpiyatları: İktidar, Eğitim ve Demokrasi Arasında Bir Yansıma Bir sınavın süre sınırı, neyi ölçer? Zaman, bir bakıma, öğrenme süreçlerinin ve sınavların arkasındaki güç dinamiklerinin bir metaforu olabilir. Ancak sadece zamanı değil, eğitimdeki rolünü, devletin bu alandaki meşruiyetini, toplumsal katılımı ve bireysel özgürlükleri de tartışmak gerekir. Bu yazıda, Tübitak Bilim Olimpiyatları sınavının ne kadar sürdüğünü sorarken, eğitimin, sınavların ve yarışmaların arkasındaki iktidar ilişkilerine, toplumsal yapıya ve demokrasinin evrimleşen anlayışına nasıl etki ettiğini de sorgulayacağız. Tübitak Bilim Olimpiyatları, Türkiye’de bilimsel ve akademik başarıyı kutlamakla kalmaz, aynı zamanda bilimsel düşünceyi teşvik eder. Ancak, bu tür etkinlikler sadece bireylerin zekâlarını ve yeteneklerini…
Yorum BırakDizeler Neyi Oluşturur? Şiirsel Bir Keşif Bir sabah yürüyüşünde, rüzgarın hafifçe yüzünüze dokunmasıyla birden aklınızda bir kelime belirir. Belki de bir düşünce, bir hayal, ya da sadece bir duygunun kıpırtısı. O an, sanki tüm dünya bir dizede birleşiyor gibi hissedersiniz. Hangi dizeler, bu dünyayı anlamamıza yardım eder? Şiirin gücü gerçekten nerededir? Bu soruların arkasında, edebiyatın ve dilin büyüleyici bir gücü yatıyor. Çünkü dizeler yalnızca sözcüklerden oluşmaz; anlamlar, hisler, izlenimler ve sesler de barındırır. Peki, dizeler neyi oluşturur? Onlar sadece bir dilsel yapı mı, yoksa daha derin bir anlam dünyasının kapılarını mı aralar? Dizelerin Yapısı: Sadece Kelimelerden Mi İbarettir? Şiir, her…
Yorum BırakFonksiyonlarda GOF Nedir? Felsefi Bir Mercekten Bakış Bir sabah uyandığınızda, hemen etrafınızdaki dünyayı algılamaya başlarsınız. Gözleriniz, çevrenizdeki nesneleri tanımak için bir dizi işlevsel mekanizma ile çalışır. Bu algı, bizim dünyaya dair temel bilgi edinme yolumuzu şekillendirir. Ancak şunu sormak gerek: Gerçekliği nasıl algılarız? Hangi unsurlar, bizim varlık dünyamıza dair doğru bilgi edinmemizi sağlar? İnsanoğlu, bu tür sorularla, yalnızca nesneler ve olaylar arasında nedensel bağlar kurmakla kalmaz; aynı zamanda algısının, bilgisine, deneyimine ve etkileşimine dayandığını da kabul eder. Buna benzer bir sorgulama, yazılım dünyasında da varlığını sürdürüyor. Fonksiyonlar, yazılımın temel yapı taşlarıdır ve bir fonksiyonun doğruluğunu veya uygunluğunu belirlerken kullandığımız bir…
Yorum BırakŞahmeran Kur’an’da Var Mıdır? Siyaset Bilimi Çerçevesinde Bir Analiz Siyaset, güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin, ideolojilerin ve kurumların etkileşiminden doğar. Günümüzde bu etkileşimler, bireylerin devletle, toplumla ve birbirleriyle kurdukları ilişkiyi şekillendirirken, meşruiyet ve katılım gibi temel kavramlar etrafında döner. İnsanlık tarihinin en eski metinlerinden biri olan Kur’an, bu bağlamda bir hükümetin, toplumsal yapıların ve bireylerin davranışlarının nasıl şekilleneceği hakkında çeşitli öğretiler sunar. Peki, Şahmeran, tarihsel ve kültürel bir figür olarak bu sürecin neresine yerleşir? Bu yazıda, Şahmeran figürünü Kur’an’ın siyasal öğretileriyle karşılaştırarak toplumsal yapılar, iktidar ilişkileri ve insan doğası üzerine derinlemesine bir analiz yapacağız. Şahmeran ve İktidar: Mitlerden Gerçekliğe Şahmeran, halk…
Yorum BırakBir Antropoloğun Gözünden: İnsan Vücudu ve Elektrik Üretimi Kültürler ve toplumlar, insanın doğasına dair birçok farklı bakış açısı sunar. Antropolojiye olan ilgim, yalnızca kültürlerin çeşitliliğini anlamakla kalmayıp, insanın biyolojik yapısının da bu kültürel dinamiklerle nasıl iç içe geçtiğini keşfetmeme olanak tanır. İnsan vücudu, sadece biyolojik bir organizma değil; aynı zamanda ritüellerin, sembollerin, toplumsal yapının ve kimliklerin şekillendiği bir alan. Peki, ya elektrik? İnsan vücudu, yaşamını sürdürebilmek için elektriği nasıl üretir? Vücudun elektriksel işleyişi, yalnızca biyolojik bir olgu olmanın ötesinde, bir çok kültürel anlam taşır. İnsan vücudunun elektrik üretimi, yalnızca bilimsel bir mesele değil; topluluklar, ritüeller ve kimlikler arasındaki ilişkilere dair…
Yorum BırakVücuttaki Ağır Metallerin Zararları: Pedagojik Bir Bakış Öğrenme, sadece bilginin aktarılması süreci değildir; aynı zamanda insanın dünyayı nasıl algıladığını ve ona nasıl tepki verdiğini yeniden şekillendiren, dönüştürücü bir güce sahiptir. Eğitim, insanın kendi bedenini, çevresini ve sağlığını anlama yolculuğunda bir rehber olabilir. Ancak bazen, bu yolculuk sırasında karşılaştığımız engeller, farkında olmadığımız tehlikelere dönüşebilir. İşte vücuttaki ağır metallerin zararları da, öğrenme sürecimizin bir parçası olarak ele alınması gereken kritik bir konu. Bu yazı, bu zararlı maddelerin sağlık üzerindeki etkilerini, öğrenme teorileri ve pedagojinin toplumsal boyutları çerçevesinde tartışmayı amaçlıyor. Ağır Metallerin Vücutta Oluşturduğu Etkiler: Pedagojik Bir Perspektif Ağır metaller, vücudumuza farklı yollarla…
Yorum BırakOsmanlı Devleti’nde Arpalık Ne Demek? Hepimiz küçükken etrafımızdaki büyüklerden, daha çok geleneksel işleri olanlardan ya da tarihi anlatanlardan bazı eski kelimeler duymuşuzdur. Kimisi günlük yaşamımızda hiç kullanılmaz hale gelmiş, kimisi de zamanla anlamını kaybetmiş kelimelerdir. Osmanlı Devleti’yle ilgili düşündüğümde aklıma gelen terimlerden biri de “arpalık”tır. Çocukken, köydeki büyüklerin hep ağzında sıkça duyduğum bu kelime, merakımı hep uyandırmıştı. Arpalık ne demekti, bu kelimenin kökeni neydi ve Osmanlı Devleti’nde nasıl kullanılıyordu? Benim gibi tarih ve ekonomiyle ilgilenen biri için, bu sorunun cevabını bulmak gerçekten keyifli bir yolculuk oldu. Şimdi gelin, bu terimi biraz daha yakından inceleyelim ve Osmanlı’daki yerini keşfedelim. Arpalık ve…
Yorum BırakSosyalist Sistem Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan davranışları ve toplumlar arasındaki dinamikleri anlamak her zaman ilgimi çekmiştir. Özellikle bireylerin kolektif bir yapının parçası olarak nasıl davrandığını ve toplumsal sistemlerin psikolojik etkilerini anlamaya çalışmak, insan doğasına dair çok şey ortaya koyuyor. Bu yazıda, sosyalist sistemi psikolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğim. Sosyalizm, ekonomik ve politik bir sistem olarak bir toplumda eşitlik, adalet ve dayanışmayı savunur; ancak bu ideallerin bireylerin bilişsel, duygusal ve sosyal dünyalarındaki etkilerini anlamak oldukça karmaşıktır. Psikolojik boyutlarıyla sosyalist sistemin nasıl şekillendiğini ve toplumsal etkileşimlere nasıl yansıdığını keşfedeceğiz. Sosyalist Sistem ve Bilişsel Psikoloji İnsan Doğasında Eşitlik ve Adalet İhtiyacı…
Yorum BırakBirbirimizi Anlamaya Çalışırken: “Bu His Sadece Bana mı Ait?” Bazen kalabalık bir otobüste, bazen aile sofrasında, bazen de bir sosyal medya yorumunun altında durup düşünürüz: Neden böyle hissediyorum, neden başkaları böyle davranıyor? Bu sorular çoğu zaman “bireysel” gibi görünür; sanki yalnızca zihnimizin içindedir. Oysa biraz durup etrafımıza baktığımızda, hislerimizin, düşüncelerimizin ve tepkilerimizin toplumdan bağımsız olmadığını fark ederiz. İşte tam bu noktada sıkça sorulan ama basit bir cevabı olmayan bir soru ortaya çıkar: Psikoloji hangi bilimin alt dalıdır? Bu soru, yalnızca akademik bir sınıflandırma meselesi değil; birey ile toplum arasındaki karmaşık ilişkinin kalbine dokunan sosyolojik bir tartışmadır. Psikoloji Hangi Bilimin Alt…
Yorum Bırak