Servis Açmak Nedir?
Hayatımızda çokça karşılaştığımız, aslında çoğu zaman farkında bile olmadığımız bir kavram “servis açmak.” Birçok kişi için bu sadece bir hizmetin başlatılması anlamına gelse de, daha geniş bir perspektiften bakıldığında, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından çok daha derin anlamlar taşır. İstanbul’da yaşayan, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, bu konuyu çok farklı bakış açılarıyla ele alıyorum. Her gün sokakta, toplu taşımada, işyerinde gördüğüm sahneler, “servis açmak” gibi basit bir kavramın toplumda nasıl farklı grupları etkilediğini ve bu hizmetlerin kimlere ulaşabildiğini gösteriyor.
Servis Açmak ve Toplumsal Cinsiyet
İstanbul gibi büyük bir şehirde, servis açmak aslında bir kadının, bir erkeğin ya da LGBTİ+ bireylerin eşit şekilde ulaşabileceği bir hak olmalı. Ancak gözlemlerim, bu hizmetlerin genellikle toplumsal cinsiyet rollerini yeniden ürettiğini gösteriyor. Örneğin, pek çok iş yerinde kadınlar genellikle belirli pozisyonlara yerleştirilirken, erkeklerin “liderlik” pozisyonlarına gelmesi daha yaygın. Servis hizmetleri de çoğu zaman bu ikili cinsiyet sistemini pekiştiriyor. Kadınların çoğu zaman düşük ücretli, güvencesiz işlerde çalışması, erkeklerinse daha fazla fırsat bulması, iş dünyasında eşitsizliğe yol açıyor.
Sokakta her gün yürürken gözlemlediğim bir başka sahne ise kadınların gece saatlerinde yalnız başlarına hareket etmelerinin zorlukları. Birçok toplu taşıma hizmeti, özellikle akşam saatlerinde kadınlar için tehlikeli olabiliyor. Servislerin çalışma saatlerinin, güzergahlarının ve içerdikleri güvenlik önlemlerinin, toplumsal cinsiyet eşitsizliği göz önünde bulundurularak tasarlanması gerektiğini düşünüyorum. Belki de bu konuda daha fazla adım atılmalı; gece geç saatlerde yalnız kalan kadınların rahatça servis kullanabileceği, daha güvenli rotaların oluşturulması sağlanmalı.
Çeşitlilik ve Servis Hizmetleri
Çeşitlilik, toplumun en temel özelliklerinden biri. Bir toplu taşıma servisi ya da başka bir hizmetin tasarlanması, bu çeşitliliği göz önünde bulundurmalıdır. İstanbul gibi büyük bir şehirde, farklı etnik gruplar, engelli bireyler ve kültürel çeşitlilik çok belirgin bir şekilde var. Ancak servisler çoğu zaman bu çeşitliliği yansıtmıyor. Örneğin, engelli bireyler için tasarlanmış hizmetlerin yetersizliği, onlara hizmet veren araçların sayısının azlığı, bu grubu dışlayan bir yaklaşım sergiliyor. Oysa ki, toplumsal eşitlik ve çeşitliliği sağlayacak hizmetler sadece sağlıklı bireylere değil, tüm toplumu kapsamalıdır.
Geçen hafta otobüste bir sahne gördüm. Genç bir kadın, engelli bir bireyi koltuğuna oturtmaya çalışıyordu. Engelli birey için ayrılmış alan boştu ama o alana ne yazık ki kimse müdahale etmiyordu. Servis açmak nedir sorusunun cevabı, aslında sadece hizmet sunmak değil, tüm bireylerin eşit şekilde bu hizmetlere ulaşabilmesidir. Eğer bir toplu taşıma servisi, engelli bireylerin de rahatça ulaşabileceği şekilde düzenlenmişse, o zaman gerçekten toplumun tüm kesimlerine hizmet ediliyordur.
Sosyal Adalet ve Servis Açmak
Sosyal adalet, toplumda herkesin eşit haklara ve fırsatlara sahip olmasıdır. Servis hizmetlerinin sosyal adalet perspektifinden incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle düşük gelirli grupların, toplumun marjinalleşmiş kesimlerinin bu hizmetlere erişimi, eşitsizliğin bir göstergesi olabilir. Örneğin, kentte yaşayan birçok insan, özellikle daha düşük gelirli bölgelerde servis hizmetlerinden yararlanmakta zorlanıyor. Özellikle gece saatlerinde, düşük gelirli mahallelerde yaşayan bireyler, güvenli bir şekilde evlerine ulaşmak için toplu taşıma araçlarına mecbur kalıyorlar. Ancak bu araçların zamanlaması ve güzergahları çoğu zaman onlara hizmet etmiyor.
Sosyal adalet, tüm bireylerin aynı hizmeti alması anlamına gelir. Eğer bazı gruplar, daha iyi servis hizmetlerinden yararlanırken, diğerleri bu hizmetlere erişimde zorluk yaşıyorsa, o zaman adalet anlayışımız sorgulanmalıdır. Bir toplu taşıma servisi, zengin semtlerden daha fazla geçerken, dar gelirli semtlerden daha az geçiyorsa, bu bir sosyal adalet meselesidir. Bu sorunu çözmek için servis açmanın sadece hizmet sunmak değil, hizmeti herkes için erişilebilir kılmak olduğunu unutmamalıyız.
Sonuç: Servis Açmak, Toplumun Her Kesimine Eşit Hizmet Sunmak Demektir
Servis açmak, sadece bir ulaşım aracını başlatmak değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, çeşitlilik ve sosyal adalet anlayışını da içinde barındıran bir süreçtir. İstanbul gibi büyük bir şehirde, sokakta, toplu taşımada, işyerlerinde her gün karşılaştığım örnekler, servislerin nasıl daha adil, güvenli ve kapsayıcı olabileceği konusunda beni düşündürüyor. Servis açmak, tüm toplumu kucaklayan bir anlayışla şekillendirildiğinde, gerçekten toplumun her kesimine hizmet eder ve eşitliği sağlar.
Hizmetlerin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bakış açılarıyla şekillendirilmesi, İstanbul gibi büyük şehirlerde daha anlamlı bir değişim yaratabilir. Bu değişim, sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp, tüm dünyaya örnek olacak bir eşitlik anlayışının doğmasına da yol açabilir.